BM Suriye Araştırma Komisyonu: Mültecilerin güvenli ve onurlu dönüşü için uygun ortam yok

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonunun 1Temmuz 2020- 30 Temmuz 2021 döneminde Suriye’deki insan hakları durumuna ilişkin hazırladığı 46 sayfalık rapor açıklandı.

Raporda, ülkenin kuzeyinde ve güneyinde çatışmaların ve şiddetin arttığına dikkat çekildi.

Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Brezilyalı Paulo Pinheiro, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye’de 10 yıldır devam eden iç savaşta tarafların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini belirtti.

Komisyon, daha önceki yıllarda yayımladığı raporlarda, Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon, Rusya, rejimin ve terör örgütü YPG/PKK’nın eylemlerinin savaş suçları kapsamına girebileceğini bildirmişti.

Pinheiro, “Suriyeli sivillere yönelik savaş devam ediyor ve savaşın harap ettiği bu ülkede sivillerin güvenli bir yer ya da sığınak bulmaları zor.” ifadesini kullandı.

Esed rejimine sert tepki

Beşşar Esed rejiminin sivillere yönelik eylemlerine dikkati çeken Pinheiro, Suriyelilerin temel insan haklarının ihlaline devam edildiğini vurguladı.

Raporda, Esed’in yönetimde dördüncü dönemine girerken ülke topraklarının yaklaşık yüzde 70’ini, savaş öncesi nüfusun da yüzde 40’ını kontrol ettiği belirtilerek, Esed’in ülkeyi birleştirme veya bir uzlaşı sağlanması için girişimde bulunmadığının altı çizildi.

Esed rejiminin keyfi gözaltı uygulamalarının hız kesmeden devam ettiği aktarılan raporda, “Komisyon, sadece gözaltı süreçlerindeki işkence ve cinsel şiddeti değil, aynı zamanda gözaltındaki ölümleri ve zorla kaybetmeleri de belgelemeye devam etti.” ifadesi yer aldı.

“Ekonomi dibe vurdu”

Komisyon raporunda, mültecilerin “güvenli” ve “onurlu” dönüşü için Suriye’de uygun bir ortam olmadığına vurgu yapıldı.

“Suriye’deki genel durum giderek daha kasvetli görünüyor. Yoğunlaşan şiddete ek olarak, ekonomi dibe vuruyor.” ifadesini kullanan Komisyon üyesi Karen Koning Abuzayd ise ülkeden geçen nehirlerin yıllardır en kurak dönemini geçirdiğini, savaşın harap ettiği sağlık sisteminin de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadeleyi zorlaştırdığını kaydetti.

Abuzayd, “Kimsenin Suriye’nin mültecilerinin geri dönmesi için uygun bir ülke olduğunu düşünmesinin zamanı değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda, Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK’nın işgali altındaki bölgelerde durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuldu.

Komisyon raporunda, İdlib’de sivil unsurlara yönelik saldırılar da geniş şekilde yer aldı.

Walmart’ın Litecoin ile ortaklık kurduğuna ilişkin sahte haber kripto para piyasalarını karıştırdı

Walmartkripto para birimi Litecoin ile ortaklığına ilişkin servis edilen basın açıklamasının sahte olduğunu doğruladı.

Reuters, Bloomberg ve CNBC gibi kuruluşların okuyucularına duyurduğu sahte basın açıklamasında, Walmart’ın kripto para birimi Litecoin ile ortaklık kurulduğu ve 1 Ekim itibarıyla tüm e-ticaret mağazalarında Litecoin ile ödeme seçeneğinin sunulacağı ifade ediliyordu.

Sahte basın bülteninin paylaşıldığı e-posta adresinin geçen ay kayıtlara geçtiği ve Walmart’ın resmi sitesiyle herhangi bir bağı olmadığı belirtildi.

Söz konusu sahte haberin ardından Litecoin’in değeri 175 dolar seviyelerinden 237 dolara kadar çıktı.

Litecoin’in resmi Twitter hesabından konuya ilişkin paylaşımını silmesi ve Walmart’ın ortaklık haberinin sahte olduğunu doğrulamasının ardından Litecoin’in değeri yeniden 176 dolara seviyelerine çekildi.

Litecoin’in yanı sıra diğer kripto para birimlerinden Bitcoin yüzde 3’ün üzerinde düşüş gösterirken, Ethereum yüzde 6’nın üzerinde değer kaybetti.

OSB’ler yangın ve sel felaketinden etkilenen sanayi esnafının yaralarını sarıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Artvin, Rize, Kastamonu, Zonguldak gibi Karadeniz illerini etkileyen sel felaketiyle Antalya ve Mersin başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nde etkisini gösteren yangın afetlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yardım kampanyası başlatıldı. Kampanyaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin 13 Ağustos tarihli sayısında yayımlandı.

Kararın ardından “Ben de varım” sloganıyla başlatılan kampanya için OSB’ler el ele verdi. “Yaraları birlikte sarıyoruz” diyerek gönüllük esasına dayalı yapılan kampanyaya katkı sağlandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda OSBÜK ve 93 OSB yardım kampanyasına destek verdi. Kampanya kapsamında toplanan yardımlar, Cumhurbaşkanı Kararı’na uygun olarak kampanyanın yürütücüsü olan Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığına aktarılacak.

93 OSB’den toplanan 206 milyon 500 bin lira, yangın ve sel felaketinde zarar gören 4 sanayi sitesinin yeniden inşası başta olmak üzere sanayi esnafının zararlarının tazmininde kullanılacak.

Söz konusu yardıma ilişkin temsili çek, bugün Şişecam Polatlı Fabrikası Yeni Üretim Hattı Açılış Töreni öncesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve OSB başkanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edilecek.

Fırat Kalkanı bölgesine taciz atışı yapan 4 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamada, “Teröre ve teröriste geçit yok. Fırat Kalkanı bölgesine taciz atışı yapan 4 PKK/YPG’li terörist, kahraman komandolarımızın başarılı müdahalesi ile etkisiz hale getirildi.” ifadesi kullanıldı.

BM Genel Sekreteri Guterres: Afganistan konulu konferansta 1,1 milyar dolardan fazla bağış sözü aldık

Guterres, BM Cenevre Ofisi’nde Afganistan konferansı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

“Bu konferans, Afganistan halkıyla dayanışma konusunda beklentilerimi tam olarak karşıladı.” diyen Guterres, konferansa sadece hükümetlerden değil, sivil toplum kuruluşları (STK) ve uluslararası kuruluşlardan çok büyük katılım olduğunu aktardı.

Guterres, yarısı bakanlar seviyesinde olmak üzere BM üyesi 96 ülkeden konferansa katılım sağlandığını, ayrıca 33 uluslararası ve bölgesel kuruluş ile 22 uluslararası STK’nin konferansa iştirak ettiğini belirtti.

Konferansta uluslararası toplumun Afgan halkı için insani yardım mekanizmasının harekete geçirilmesi için verdiği çabadan memnuniyet duyduğunu dile getiren Guterres, ayrıca 1,1 milyardan fazla bağış sözü aldıklarını söyledi.

“Taliban BM’ye yazılı güvence verdi”

Guterres, bağışlara ilişkin tam rakamın bugün sona erecek konferansın ardından ortaya çıkacağını belirtti.

Afganistan halkının büyük bir insani felaket yaşadığına dikkati çeken Guterres, Afganistan ekonomisinin çökmesi durumunda insani yardımların ülkeyi tek başına kurtarmayacağı uyarısında bulundu.

Guterres, Taliban’ın insani yardımlar konusunda kendilerine yazılı güvence verdiği bilgisini paylaşarak şöyle konuştu:

“Taliban, yalnızca bölgenin tamamına erişimimizi garanti etmekle kalmayıp, aynı zamanda güvenli olmayan bölgelere ulaşan BM konvoylarına güvenlik sağlamayı taahhüt etti. Bu nedenle personelimizin güvenliği ile ilgili temel endişemiz dikkate alındı ve biraz cesaretlendirdiler.”

Guterres, bugün başlayan konferansın açılışındaki konuşmasında uluslararası topluma çağrı yaparak, Afganistan’da 2021’in kalan kısmında yaklaşık 11 milyon kişiye insani yardım için 606 milyon dolar yardım talebinde bulunmuştu.

38 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyuyor

BM’nin insani felaket riski yaşanabileceği uyarısı yaptığı Afganistan’da 38 milyon kişi yardıma ihtiyaç duyuyor.

BM yetkilileri, her 3 Afganistan vatandaşından birinin bir sonraki öğünün nereden geleceğini bilmediğini belirtiyor.

5 yaş altı Afgan çocukların yaklaşık yarısının gelecek 12 ay içinde aşırı derece yetersiz beslenmeye maruz kalabileceği tahmin ediliyor.

ABD ile Taliban arasında Şubat 2020’de varılan barış anlaşması çerçevesinde bu yıl uluslararası güçlerin Afganistan’dan geri çekilmesiyle başlayan sürecin ardından başkent Kabil’i kuşatan Taliban, 15 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin ülkeyi terk etmesi sonrası kenti çatışmasız şekilde kontrolüne almıştı.

ABD, 31 Ağustos’ta Afganistan’dan çekilme sürecini tamamlamıştı.

Erdoğan: İHA filomuzu, muharip insansız uçak sistemimizin de devreye girmesiyle dünyanın 1 numarası haline getireceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Şişecam Polatlı Fabrikası Yeni Üretim Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, 1935 yılında üretim serüvenine başlayan Şişecam’ın cam sektöründe bugün ülkenin en prestijli markalarından biri olduğunu belirtti. https://www.youtube.com/embed/CnkOa3dh8nA?rel=0

Düz cam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi alanlarda 4 kıtada 14 ülkede üretim yapan Şişecam’ın 150 ülkeyi aşan ihracatıyla küresel bir oyuncu olduğunu ifade eden Erdoğan, yaklaşık 12 bin kişiye istihdam sağlayan Şişecam’ın dünyada cam ev eşyasında ilk üçte, cam ambalaj ve düz camda ilk beşte yer aldığını söyledi. Erdoğan, Sişecam’ın 86 yıldır istikrarlı şekilde artan pazar payının, firmanın üretime, ihracata ve sağlıklı büyümeye verdiği önemi de gösterdiğini ifade etti.

Bugün resmi açılışını yapılan Polatlı Üretim Tesisi’nin Şişecam’ın küresel vizyonunun yeni bir halkasını oluşturduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Bursa, Kırklareli, Mersin ve Ankara’da üretim yapan firmamız 1 milyar liralık bu ilave yatırımla düz cam üretim kapasitesini 2 milyon tona çıkarmıştır. Bu tesis 540 bin tonluk hacmiyle Avrupa’nın en büyük düz cam üretim üssü olmasının yanında 315 insanımıza da ilave istihdam sağlamaktadır. Cama dayalı ürünlerin inşaattan otomotive, elektronikten savunma sanayisine hemen her alanda kullanımının yaygınlaştığı düşünüldüğünde, bu tesisin ülkemiz ekonomisi için taşıdığı önem çok daha iyi anlaşılacaktır. Kendi otomobilini, kendi uçağını, kendi uçak gemisini geliştiren Türkiye’nin cam ürünlerine yönelik talebi de düzenli olarak artıyor. Özellikle güneş paneli camlarıyla sağlık endüstrisinde kullanılan yüksek nitelikli camlar bunların başında geliyor. Biz her stratejik üründe olduğu gibi nitelikli cam ürünlerinde de talebin kendi iç piyasamızdan karşılanmasını arzu ediyoruz.”

“Şişecam’ın Ar-Ge çalışmalarına yaklaşık 124 milyon lira kaynak aktardık”

Erdoğan, Şişecam’ın engin tecrübesi, ileri teknolojisi, kalifiye personeli ve güçlü kapasitesiyle bu eksiği giderebileceğine inandığını dile getirdi. Şişecam’ın bilim, teknoloji ve tasarım merkezinde yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleriyle dinamizmini korumasının takdire şayan olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Cam yüzeylerdeki virüs ve bakterilere karşı geliştirdiği teknolojiyle firmamız bu alanda oyun değiştirici bir rol üstleniyor. Geri dönüşüm projeleriyle de yeşil ekonomiye katkı sağlayan Şişecam’ın atılımlarını, zirvede kalma iradesinin güçlü bir işareti olarak görüyorum. Bu süreçte devletimiz de verdiği desteklerle Şişecam’a sahip çıkmıştır. Şişecam’ın yaptığı Ar-Ge çalışmalarına yaklaşık 124 milyon lira kaynak aktardık. Firmamız adına bugüne kadar 3 milyar 856 milyon lira tutarında 20 adet teşvik belgesi düzenledik. Şu an içinde bulunduğumuz bu fabrika için iki adet yatırım teşvik belgesi düzenleyerek 751 milyon liralık yatırımın önünü açtık. Devletimizden aldığını fazlasıyla milletimize geri veren Şişecam dünya çapındaki üretim ağıyla bu destekleri ziyadesiyle hak ettiğini göstermiştir. Bu ülkede taş üstüne taş koyan, üreten, ihracat yapan, insanımıza istihdam sağlayan her sanayicinin başımızın üstünde yeri vardır. Özel sektörü ekonomik büyüme ve kalkınmanın lokomotifi gören bir iktidar olarak bundan sonra da Türkiye’nin potansiyeline inanan, ekonomimize güvenen tüm yatırımcıların yanında durmayı sürdüreceğiz.”

Şişecam Polatlı Düz Cam Üretim Tesisi’nin ülkeye kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik eden Erdoğan, tesisin ülke sanayisine ve sektöre hayırlı olmasını diledi, diğer firmaları da ülkedeki yatırım imkanlarını değerlendirmeye davet etti.

2002 Türkiye ekonomisi

Şişecam’ın 86 yıllık mazisiyle Türk ekonomisinin hangi aşamalardan, hangi zorluklardan geçerek bugünkü seviyelere geldiğinin en güzel örneği olduğunu anlatan Erdoğan, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerinde Türkiye’nin 2001 yılında baş gösteren ekonomik krizin etkilerini halen ağır bir şekilde yaşadığını anlattı. O dönemde milyarlarca dolar milli servetin batan bankalarda buharlaştığını, esnaf, sanayici, tüccar ve çiftçinin adeta iflasın eşiğine geldiğini, krizden nemalanan bir avuç seçkin azınlık dışında halkın çoğunluğunun yoksullaşmaya başladığını, Türk insanının geleceğinden ümidini kesmeye başladığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“2002 Türkiye’si krizin, çaresizliğin, yeis ve umutsuzluğun tıpkı karabasan gibi milletimizin üzerine çöktüğü bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si ihracatın 36 milyar dolara zar zor ulaştığı, kişi başı milli gelirim 3 bin 600 doları ancak bulduğu fakir bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si savunma sanayisi başta olmak üzere neredeyse birçok stratejik sektörde neredeyse tamamen dışa bağımlı bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si sadece ekonomik belirsizliklerin değil, aynı zamanda terörün, vesayetin, yasakların, baskıların kol gezdiği bir ülkeydi. 3 Kasım 2002’de milletin takdiriyle göreve geldiğimizde karşımızda işte böyle bir Türkiye manzarası vardı. İstikrarsızlıkla boğuşan ülkemizi hak ettiği yere taşımak, yatırımın, üretimin, inovasyonun merkezine dönüştürmek için hemen kolları sıvadık. Türk ekonomisini prangalarından, Türk demokrasisini vesayet zincirlerinden kurtarmak için tarihi nitelikte birçok adım attık. Sivil toplumu işin içine kattık, kamu kurumlarımızı, bürokrasimizi motive ettik. Sektör temsilcilerimizle istişare toplantıları yaptık. Tıkanan yatırım ve üretim kanallarını açmak için çok büyük çaba harcadık. Sorunların üzerine kararlılıkla giderek özgürlükleri genişleterek, hukuk devletini güçlendirerek, milli iradenin önündeki engelleri tek tek kaldırarak Türkiye’yi yatırımcılar için cazip bir ülke haline getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını söyledi.

Piyasa ekonomisi anlayışıyla, rekabeti esas alan şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını, güçlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, “Maruz kaldığımız onca saldırıya rağmen daha güçlü, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye idealinden hiçbir zaman vazgeçmedik. Sonuçta bir dönem krizlerle anılan merkezimizi ve ülkemizi, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesiyle tanıştırdık. Türkiye’nin yıllık ortalama büyüme oranını yüzde 1’in altından aldık, yüzde 5,1 seviyesine getirdik. 36 milyar dolardan devraldığımız yıllık ihracat rakamını geçen ay itibarıyla 207 milyar doların üstüne çıkardık.” diye konuştu.

Milli gelirin satın alma gücüne göre, Türkiye’nin 17’nci sıradan 11’inci sıraya yükseldiğini kaydeden Erdoğan, tabanca mermisi dahi yapamayan bir ülkeyken bugün kendi füzesini, silahını, obüsünü, insansız hava aracını yapan bir konuma gelindiğini anlattı.

Savunma sanayisinde yüzde 80’leri bulan dışa bağımlılığı tam tersine çevirdiklerini, enerjide toplam kurulu gücü 32 bin megavattan 100 bin megavat sınırına getirdiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sanayi ve teknolojide organize sanayi bölgesi sayısını 192’den 325’e çıkardık. 22 endüstri bölgesi, 39 teknopark kurduk. Göreve geldiğimizde 415 bin kişinin istihdam edildiği organize sanayi bölgelerimiz bugün 2 milyon 200 bine yakın emekçimizin ekmek kapısı oldu. Gaziantep’ten Yozgat’a kadar pek çok yerde yeni kurulan veya kurulma aşamasında olan organize sanayi bölgelerimiz üretime geçmek için sırada bekliyor.

Sürdürülebilir sanayi üretimi, devletin öncülüğü ve desteğiyle özel sektör tarafından hayata geçirilmek mecburiyetindedir. İşte bu anlayışla son 19 yılda düzenlediğimiz 82 bin 223 teşvik belgesini, yatırımcıların Türk ekonomisine olan güveninin işareti olarak görüyoruz. Sabit yatırım tutarı, 1 trilyon 608 milyar lirayı bulan ve 2 milyon 950 bin kişiye istihdam sağlayan bu yatırımlar, peyderpey gerçekleşiyor. Bu hakikatlere rağmen birileri ısrarla ‘Türkiye’de fabrika yok’ diyerek bizden ziyade sanayicimize hakaret etmeyi sürdürüyor. Oysa yok dedikleri yatırımlar, ülkemizin dört bir yanında Türk sanayisinin gurur abideleri olarak birer birer yükseliyor. Ardı ardına açılan fabrikaları, üretim tesislerini, temeli atılan organize sanayi bölgelerini görmeyenlere ne desek boş. Rivayet odur ki Hazreti İsa’ya ‘Ölüyü diriltmekten daha zor ne olabilir?’ diye sormuşlar. Hazreti İsa da ‘İfhamu men la yefhem’, yani ‘Anlamayana anlatmak’ diye cevap vermiş.”

Hayata ve siyasete sadece ideolojilerinin at gözlüğünden bakanları “ademe mahkum” ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Onlar görmese de anlamasa da dile getirmese de tüm bu yatırımlar salgın döneminde meyvelerini vermeye başladı.” dedi.

Kovid-19 salgınının zirve yaptığı dönemde Türkiye’nin büyümesini sürdürdüğünün altını çizen Erdoğan, “Salgının zirvesi diyebileceğimiz 2020 yılında birçok G-20 ülkesi havlu atarken biz yüzde 1,8 ile en çok büyüyen ikinci ülke olduk. Bunun tesadüf bir büyüme olmadığını, 2021 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 7,2 ve ikinci çeyreğindeki yüzde 21,7 büyüme oranlarıyla teyit ettik.” diye konuştu.

Sanayi üretiminin bu büyümede sürükleyici güç ve lokomotif görevi gördüğünü söyleyen Erdoğan, bu dönemde ülkedeki sabit sermaye yatırımlarının yüzde 20,3’lük artış kaydettiğini belirtti.

Üretimin kalbi makine teçhizat yatırımlarının üst üste büyüme performansı sergilediğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“İç ve dış talebin birlikte pozitif görünüm sergilemesi göz önüne alındığında bu büyüme serisinin devamının geleceği de açıktır. Yine ardı ardına Cumhuriyet tarihi rekorlarının kırıldığı ihracat rakamları, turizmdeki yükselişle beraber cari dengemize de önemli katkılar sağlıyor. Sanayide, üretimde, tarımda yenilikçi teknolojilerde taklit eden yerine takip edilen, örnek alınan, istikamet belirleyen bir ülke olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Milli teknoloji hamlesi öncülüğünde ortaya koyduğumuz politikalarla Türkiye, artık doğru zamanda doğru teknolojilere yatırım yapan bir ülkedir. İnsansız hava araçları teknolojilerinde geleceği okuyarak attığımız adımlar sayesinde hamdolsun bugün bu alanda dünyanın en başarılı 3 ülkesi arasındayız. Akıncı’nın katılımıyla bir üst lige çıkardığımız İHA filomuzu, muharip insansız uçak sistemimizin de devreye girmesiyle inşallah dünyanın bir numarası haline getireceğiz.”

Dijital dönüşüm merkezleri açılacak

Üretim süresi devam eden yerli otomobile de değinen Erdoğan, “Otomotiv sektöründe yaşanan yapısal değişimi, üretim süresi devam eden Türkiye’nin otomobili ile yakalayacağımıza inanıyoruz. Kendi tasarımımız olan elektrikli aracımızı, 2022 yılının sonunda banttan indirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KOBİ’lerin dijitalleşmesi için Türkiye’nin dört bir tarafına dijital dönüşüm merkezleri açacaklarını, teknoloji odaklı sanayi hamlesi programı ile katma değeri yüksek ürünleri fikir aşamasından pazara çıkarana kadar destekleyeceklerini vurguladı.

Kısa süre önce açıklanan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ne değinen Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimiz ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın öncülüğünde oluşturduğumuz bu strateji ile yapay zekaya insan odaklı yaklaşarak önemli bir sıçrama gerçekleştirmek amacındayız. Tüm bu adımları özellikle atarken küresel ekonomi ve üretim paradigmasında yaşanan köklü değişimi de yakından takip ediyoruz.” dedi.

Erdoğan, insanlığın iklim değişikliklerinin yıkıcı etkilerini giderek daha fazla hissetmeye başladığını bildirerek, buna bağlı yeşile ve çevreye saygılı bir ekonomik dönüşüme duyulan ihtiyacın da arttığını dile getirdi.

Türk ekonomisinin bu sürecin dışında kalmasının düşünülemeyeceğini ifade eden Erdoğan, “Yeşil ekonomi hedefine ulaşma yolunda göstereceğimiz çabaların bize ileride maddi manevi çok büyük katkıları olacağına inanıyorum. Bu çerçevede siz sanayicilerimizin gerekli hazırlıkları şimdiden yaptığını biliyor, bundan da büyük memnuniyet duyuyorum.” şeklinde konuştu.

TEKONOFEST 21-26 Eylül’de İstanbul’da başlıyor

Gençlerin sabırsızlıkla beklediği müjdeyi paylaşacağını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en büyük havacılık uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in, 21- 26 Eylül’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda başlayacağını bildirdi.

Erdoğan, 81 ilde 100 dene-yap teknoloji atölyesi kurulmasına yönelik başlattıkları eğitim seferberliğinin de tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Öğrencilere girişimcilik, etkili iletişim ve takım çalışması gibi beceriler kazandırmayı amaçlayan bu atölyelerimizin sayısı 57 ilde 66’ya ulaştı. Önümüzdeki dönemde bunları tüm illerimize yaygınlaştıracağız. Bu vesileyle ülkemizin en büyük buğday borsalarından birine sahip olan ilçemizde, mevcut yükseköğrenim altyapısı üzerinde bir Polatlı Tarım Üniversitesi kurulmasıyla ilgili girişimi de desteklediğimi belirtmek istiyorum. Ülkemizin önümüzdeki dönemde genel yüksek öğretim kurumlarından ziyade ihtisas üniversitelerine ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Polatlı Tarım Üniversitesinin de bunun ilk adımlarından biri olmasını temenni ediyorum. Bu duygularla Şişe Cam Polatlı Düz Cam Üretim Tesisi’nin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda canla başla çalışan yatırımcılarımıza ve emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum.”

Türkiye’de 24 bin 613 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, 231 kişi yaşamını yitirdi

Sağlık Bakanlığınca Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

Buna göre, Türkiye’de son 24 saatte 319 bin 110 Kovid-19 testi yapıldı, 24 bin 613 kişinin testi pozitif çıktı, 231 kişi hayatını kaybetti, iyileşenlerin sayısı ise 26 bin 52 oldu.

18 yaş üstü nüfusta birinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 83,42, ikinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 65,47 olarak gerçekleşti.

Türkiye’de bugüne kadar yapılan aşı sayısı toplam 102 milyon 431 bin 607’ye yükseldi. Kovid-19 ile mücadele kapsamında son 24 saatte toplam 682 bin 949 doz aşı uygulandı.

En az bir doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il sırasıyla Muğla, Kilis, Tekirdağ, Edirne, Yalova, Çanakkale, Amasya, Aydın, Antalya ve Balıkesir olarak açıklandı.

En az bir doz aşı yapılanların oranı en az iller ise Gümüşhane, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Bingöl, Muş, Siirt, Bayburt ve Elazığ olarak sıralandı.

Sosyal medya hesabından günlük tabloyu paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bu akşam itibarıyla, en az 2 doz aşı yaptıranların sayısının 40 milyon 635 bin 924 olduğuna dikkati çekerek, “Aşı oranı arttıkça toplum bağışıklığına yaklaşmış olacağız. Vaka sayılarının ve buna bağlı olarak da can kayıplarımızın azalması, çift doz aşıların tamamlanma hızına, tedbirlere uyuma bağlı.” ifadelerini kullandı.

Walmart’ın Litecoin ile ortaklık kurduğuna ilişkin sahte haber kripto para piyasalarını karıştırdı

Walmartkripto para birimi Litecoin ile ortaklığına ilişkin servis edilen basın açıklamasının sahte olduğunu doğruladı.

Reuters, Bloomberg ve CNBC gibi kuruluşların okuyucularına duyurduğu sahte basın açıklamasında, Walmart’ın kripto para birimi Litecoin ile ortaklık kurulduğu ve 1 Ekim itibarıyla tüm e-ticaret mağazalarında Litecoin ile ödeme seçeneğinin sunulacağı ifade ediliyordu.

Sahte basın bülteninin paylaşıldığı e-posta adresinin geçen ay kayıtlara geçtiği ve Walmart’ın resmi sitesiyle herhangi bir bağı olmadığı belirtildi.

Söz konusu sahte haberin ardından Litecoin’in değeri 175 dolar seviyelerinden 237 dolara kadar çıktı.

Litecoin’in resmi Twitter hesabından konuya ilişkin paylaşımını silmesi ve Walmart’ın ortaklık haberinin sahte olduğunu doğrulamasının ardından Litecoin’in değeri yeniden 176 dolara seviyelerine çekildi.

Litecoin’in yanı sıra diğer kripto para birimlerinden Bitcoin yüzde 3’ün üzerinde düşüş gösterirken, Ethereum yüzde 6’nın üzerinde değer kaybetti.

OSB’ler yangın ve sel felaketinden etkilenen sanayi esnafının yaralarını sarıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Artvin, Rize, Kastamonu, Zonguldak gibi Karadeniz illerini etkileyen sel felaketiyle Antalya ve Mersin başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nde etkisini gösteren yangın afetlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yardım kampanyası başlatıldı. Kampanyaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin 13 Ağustos tarihli sayısında yayımlandı.

Kararın ardından “Ben de varım” sloganıyla başlatılan kampanya için OSB’ler el ele verdi. “Yaraları birlikte sarıyoruz” diyerek gönüllük esasına dayalı yapılan kampanyaya katkı sağlandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda OSBÜK ve 93 OSB yardım kampanyasına destek verdi. Kampanya kapsamında toplanan yardımlar, Cumhurbaşkanı Kararı’na uygun olarak kampanyanın yürütücüsü olan Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığına aktarılacak.

93 OSB’den toplanan 206 milyon 500 bin lira, yangın ve sel felaketinde zarar gören 4 sanayi sitesinin yeniden inşası başta olmak üzere sanayi esnafının zararlarının tazmininde kullanılacak.

Söz konusu yardıma ilişkin temsili çek, bugün Şişecam Polatlı Fabrikası Yeni Üretim Hattı Açılış Töreni öncesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve OSB başkanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edilecek.

Fırat Kalkanı bölgesine taciz atışı yapan 4 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamada, “Teröre ve teröriste geçit yok. Fırat Kalkanı bölgesine taciz atışı yapan 4 PKK/YPG’li terörist, kahraman komandolarımızın başarılı müdahalesi ile etkisiz hale getirildi.” ifadesi kullanıldı.