Barış Pınarı bölgesinde 6 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Mehmetçik’in nefesinin teröristlerin ensesinde olduğu belirtildi.

Barış Pınarı bölgesine saldırı hazırlığı yapan 6 PKK/YPG’li teröristin, eylemi gerçekleştiremeden kara ateş destek vasıtalarıyla etkisiz hale getirildiği bildirilen paylaşımda, “Terörle ve teröristle mücadelemiz sürecek.” ifadesi kullanıldı.

https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fanadoluajansi&dnt=false&embedId=twitter-widget-0&features=eyJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2hvcml6b25fdHdlZXRfZW1iZWRfOTU1NSI6eyJidWNrZXQiOiJodGUiLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3NwYWNlX2NhcmQiOnsiYnVja2V0Ijoib2ZmIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH19&frame=false&hideCard=false&hideThread=false&id=1419942106815152131&lang=en&origin=https%3A%2F%2Fwww.aa.com.tr%2Ftr%2Fgundem%2Fbaris-pinari-bolgesinde-6-pkk-ypgli-terorist-etkisiz-hale-getirildi%2F2315362&sessionId=a7b8ca5b5df6625f37c88de751c602926ebce102&siteScreenName=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fanadoluajansi&theme=light&widgetsVersion=82e1070%3A1619632193066&width=550px

Sağlık Bakanı Koca: İlk doz aşısını yaptırmayanların sayısı 22 milyon 344 bin 407’ye indi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, dün 1 milyon 367 bin 872 doz Kovid-19 aşısının uygulandığını belirtti.

https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fanadoluajansi&dnt=false&embedId=twitter-widget-0&features=eyJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2hvcml6b25fdHdlZXRfZW1iZWRfOTU1NSI6eyJidWNrZXQiOiJodGUiLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3NwYWNlX2NhcmQiOnsiYnVja2V0Ijoib2ZmIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH19&frame=false&hideCard=false&hideThread=false&id=1419924555351662592&lang=en&origin=https%3A%2F%2Fwww.aa.com.tr%2Ftr%2Fkoronavirus%2Fsaglik-bakani-koca-ilk-doz-asisini-yaptirmayanlarin-sayisi-22-milyon-344-bin-407ye-indi%2F2315281&sessionId=634c32389fae5c41526ca9d61be388afcb836e3a&siteScreenName=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fanadoluajansi&theme=light&widgetsVersion=82e1070%3A1619632193066&width=550px

Bu aşılardan 244 bin 868’inin birinci doz, 910 bin 136’sının ikinci doz, 212 bin 868’inin de üçüncü doz olduğunu kaydeden Koca, “İlk doz aşısını henüz yaptırmayanların sayısı 22 milyon 344 bin 407’ye indi.” ifadesini kullandı.

Rize’nin Pazar ilçesinde sağanak dolayısıyla dere taştı

Pazar ilçesinin Melyat mevkisinde sağanak nedeniyle debisi artan dere taştı. Karadeniz Sahil Yolu’na akan su nedeniyle ulaşımda aksama meydana geldi.

Karayolları ekipleri bölgede çalışma başlattı, trafik ekipleri ise herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için tedbir aldı.

Pazar ilçesinin yanı sıra Ardeşen, Hemşin ve Fındıklı’daki bir çok derede su seviyesi yükseldi, yer yer küçük çaplı heyelanlar meydana geldi.

Bakan Akar’dan Yunanistan’a silahlanma tepkisi: Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile 2. Ordu İleri Komuta Yeri’nde dün yaptığı inceleme ve denetlemeler kapsamında, harekat merkezini ziyaret etti, 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Esas Komuta Yeri’nde görevli personelle bir araya geldi.

Bakan Akar, burada yaptığı açıklamada, Yunanistan‘ın Fransa’dan aldığı 18 Rafale savaş uçağı ile Yunan yetkililerin son dönemdeki söylemlerine değindi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunması için kendilerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiklerini dile getiren Akar, “Anlaşmalar çerçevesinde barış, huzur, diyalogla sorunlara siyasal çözümler bulunmasından yana olduğumuzu Yunan komşularımıza her zaman söylüyoruz. Yunan komşularımız ise provokatif açıklamalardan, saldırgan söylemlerden bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin hukuktan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu samimi olarak söylüyoruz. Bir tarafta Lozan diğer tarafta Paris antlaşmaları söz konusu. Yunan komşularımız bunları dahi yok saymak, göz ardı etmek gibi bir eğilime giriyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil. Anlaşmalarla gayri askeri statüde olan adalar var. Taraflar bu anlaşmayı yapmış ve ‘Şu adalar silahlandırılamaz, bunlar gayri askeri statüde olacak’ demiş, bunda mutabık kalmışız. Bunlar şimdi silahlandırılıyor. ‘Tehdit var’ diyorlar. Tehdit asla söz konusu değil. Türkiye’nin şu anda Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırgan tutumu söz konusu değil. Biz ‘diyalog, uluslararası anlaşmalar, hukuk, teamüller’ diyoruz. Fakat her seferinde provokatif açıklamalarla bizim bu barışçıl yaklaşımımız ters yüz edilmektedir.”

Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar’a (EGEAYDAAK) da değinen Akar, “Yunan komşularımız bunlara da sahip çıkmak gibi bir saldırgan tutum içinde.” dedi. Yunanistan’ın son dönemdeki silahlanma politikalarını da eleştiren Akar, şunları kaydetti:

“Bir silahlanma yarışı tutturmuş, gidiyorlar. Uçak, silah, araç gereç alıyorlar. Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil. Dolayısıyla Yunan komşularımızın saldırgan çözümler değil, barışçıl, siyasal çözümler için uğraşmalarını, buradaki sorunlara yönelik çözüm gayretimize katkı sağlamalarını bekliyoruz. Biz bir taraftan istişari görüşmeleri yaparken diğer taraftan NATO’da ayrıştırma usulleri görüşmelerini yapıyoruz. Ayrıca güven artırıcı önlemler çerçevesinde ikisi Atina’da biri Ankara’da olmak üzere üç toplantı yaptık. Dördüncü toplantının da Ankara’da yapılması için kendilerini samimi şekilde davet ediyoruz. Yunan komşularımızın barışçıl çözümleri desteklemelerini ve bu şekliyle Ege ve Akdeniz’in barış denizi olmasını, tarafların refahına katkı sağlamalarını bekliyoruz. Aksi halde bu kadar borcun içindeki Yunanistan’ın ilave birtakım harcamalarla halkının refahına darbe indirmesinin anlamı yok. Çünkü biz iki ülke halklarının iyi komşuluk ilişkileri içinde, refah, barış içinde yaşamalarından yanayız. Tüm çalışmalarımız da buna yöneliktir.”

“Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğiz”

Yunanistan tarafından yayımlanan NAVTEX’lere yönelik ise Akar, “Turizm döneminde, iki tarafın milli günlerinde, bayramlarında herhangi bir şekilde tatbikat yapılmaması konusunda mutabık kalmamıza rağmen maalesef Yunan komşularımız bunu da göz ardı ederek bunu da ihlal ediyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin “barış, uluslararası hukuk, iyi komşuluk” söylemlerinin zafiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini de belirten Akar, şöyle devam etti:

“Biz Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki ve Kıbrıs’taki hem kendi hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını ve menfaatlerini korumakta ve kollamakta kararlıyız. Bu konuda yapılması gereken ne varsa azimle, kararlılıkla bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar haklarımızı çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyeceğiz. Biz barışçıl yolların esas olması gerektiğini, barış için karşılıklı iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar tekrar muhataplarımıza söylemeye devam ediyoruz. Yunan komşularımızdan beklentimiz bu. Olumlu cevap vermelerinin zamanının geldiğine ve bu şekilde sorunlara siyasal çözümler bulunabileceğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, Yunanistan’daki akademisyenlerin, emekli askerlerin, diplomatların da aynen söylediğini görüyoruz. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından da görülmesini ve buna göre tavırlarını belirlemelerini bekliyoruz.”

“50 senedir denenmiş yollarla çözüm olmaz”

Bakan Akar, Kıbrıs konusuna ilişkin ise “50 seneden beri denenmiş yollarla çözüm olmadığı ortada. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan Planı’nı reddetmiş bir toplum. Geldiğimiz noktada aynı yerde tekrar zaman kaybetmenin manası yok. Bu konuda KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kararını verdi. Egemen, bağımsız iki eşit devlet. Bunu herkesin sindirmesi, özümsemesi lazım.” diye konuştu.

Hidrokarbon başta olmak üzere tüm zenginliklerin eşitçe, hakça bölüşülmesinin önemine değinen Akar, “Siz Kıbrıs’taki Türkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok sayarak bir yere varamazsınız. Türkiye, anlaşmalarla garantör bir devlettir. Diğer garantörler ne yapar ne yapmaz onu kendileri bilir ama biz garantör olarak hak ve sorumluluklarımızı yerine getirmekte bugüne kadar olduğu gibi kararlıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: (Tunus’taki darbe girişimi) Türkiye her zaman darbelere karşıdır

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Tunus’ta dün akşam askeri darbe girişimi yaşandığını, çatışmaların sürdüğünü kaydetti.

Türkiye’nin bugüne kadar çok fazla darbeyle karşılaştığını vurgulayan Kurtulmuş, “Prensip olarak dünyanın her yerinde yapılan darbelere karşıyız çünkü darbeler, halkın özgür iradesini yok saymaktır.” ifadesini kullandı.

“Türkiye her zaman darbelere karşıdır”

Kurtulmuş, darbelerin demokratik kurallar bakımından kabul edilemez olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizim coğrafyamızda, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da demokrasinin yeni yeni yeşermeye başladığı bir ortamda hiç kimsenin halkın demokrasi taleplerini yok saymaya ve bunları yok etmeye çalışmak gibi bir fiilin içerisinde olmaması gerekir. Şu anda detaylı bilgiler yok fakat ben prensip olarak söylüyorum. Türkiye’nin duruşu bellidir. Türkiye her zaman darbelere karşıdır.

Kimden gelirse gelsin, halk tarafından seçilmiş hangi meşru hükümete karşı yapılırsa yapılsın, hangi meşru parlamentoyu ortadan kaldırırsa kaldırsın darbelerin insanlık suçu olduğunu bilen bir milletiz. Darbelerin ülkeleri onlarca yıl geriye götüren gerici hareketler olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Tunus’taki darbenin Tunus halkına zarar vereceğini görüyoruz. Türkiye olarak sonuna kadar bu anti demokratik faaliyetin karşısındayız.”

Tunus’ta Meclis Başkanı Gannuşi, Cumhurbaşkanı Said’i darbe yapmakla suçladı: Hükümet halen görevinin başında

Tunus Meclis Başkanı ve ülkedeki en büyük parti olan Nahda Hareketi’nin lideri Raşid el-Gannuşi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Meclisin çalışmalarını dondurma ve başbakanı görevden alma kararları üzerine, AA’ya yaptığı açıklamada, bunun açıkça anayasal bir darbe olduğunu belirtti.

Gannuşi, Said’in kararlarından üzüntü duyduklarını belirtti. Gannuşi, “Bu açıkça anayasal bir darbedir. Devrime, genel ve kişisel özgürlüklere karşı bir darbedir. Demokratik olarak seçilmiş parlamento, hükümet ve gerisi halen görevinin başında.” dedi.

Cumhurbaşkanının anayasayı yorumlama şeklinin tamamen yanlış olduğunu düşündüklerini vurgulayan Nahda Hareketi lideri, gerçeklerden farklı olan bu yorumun, anayasanın ilkel bir okumasına dayandığını ve cumhurbaşkanının belli koşullarda istisnai kararlar vermesine imkan tanıdığını söyledi.

Gannuşi, Cumhurbaşkanı Said’in kendisine danışarak anayasa çerçevesinde kararlar alacağını söylediğini, kendisinin de bunun doğal bir süreç olacağını düşündüğünü aktardı.

Tunus anayasasının, acil durumlarda parlamentonun hükümetin görevden alınmadan sürekli çalışmasını öngördüğünü hatırlatan Gannuşi, “Yaşananların anayasal bir darbe olduğuna inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Said’in aldığı kararların yanlış ve ülkeyi bir karanlığa sürükleyeceğini savunan Gannuşi, parlamento üyelerini direnmeye ve meşruiyetlerini savunmaya çağırdı.

Demokrasiyi korumak için Tunus İşçi Örgütü Genel Sekreteri Nureddin Tabubi ile bir görüşme yaptığını dile getiren Gannuşi, bugün parlamentodaki siyasi grupları toplantıya çağıracağını ve Meclisteki çalışmalarını normal şartlarda olduğu gibi sürdüreceklerini ifade etti.

Gannuşi ayrıca Başbakan Meşişi ile de temas halinde olduğunu sözlerine ekledi.

“Hükümet halen görevinin başında”

Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi, demokratik olarak seçilmiş parlamento ve hükümetin halen görevinin başında olduğunu belirtti.

“Cumhurbaşkanının yasal bir dayanağı olmayan kararları, bir darbedir”

Gannuşi, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada da “Cumhurbaşkanının yasal bir dayanağı olmayan kararları, bir darbedir, anayasayla yorumlamak yanlıştır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Said‘in kendisini arayarak anayasa çerçevesinde bazı kararlar alacağını paylaştığını ancak içeriğine vakıf olmadığını belirten Gannuşi, söz konusu kararların geçersiz olduğunu ve Meclisin anayasal çerçevede çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

Nahda Hareketi Başkan Yardımcısı Ali el-Arayyid de Said’in kararlarının devletin kurumlarına yönelik darbe niteliğinde olduğunu söyledi.

Gannuşi, Said’in kararları üzerine, “Cumhurbaşkanının yasal bir dayanağı olmayan kararları, bir darbedir, anayasayla yorumlamak yanlıştır. Halkı demokrasiyi yeniden tesis etmek için barışçıl mücadeleye çağırıyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Said‘in kendisini arayarak anayasa çerçevesinde bazı kararlar alacağını paylaştığını ancak bunların içeriğine vakıf olmadığını belirten Gannuşi, söz konusu kararların geçersiz olduğunu ve Meclisin anayasal çerçevede çalışmalarına devam edeceğini belirtti.

“Cumhurbaşkanı’nın aldığı kararlar, anayasaya karşı bir darbedir”

Tunus’ta Nahda Hareketi Yürütme Kurulu üyesi Nureddin el-Buheyri, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in aldığı kararları, “anayasaya ve meşruiyete karşı darbe” olarak nitelendirdi.

Buheyri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Said’in, Tunus Başbakanı Hişam el-Meşişi’yi görevden almasına ve Meclisin yetkilerini dondurmasına tepki gösterdi.

Buheyri, alınan kararları “anayasaya ve meşruiyete karşı darbe” olarak nitelendirdi.

Devlet kurumlarına Cumhurbaşkanı Said’in aldığı kararları uygulamama çağrısı

Tunus’ta Nahda Hareketi yöneticilerinden Riyad Şuaybi, devlet kurumlarına, Cumhurbaşkanı Kays Said’in aldığı kararları uygulamama çağrısında bulundu.

Şuaybi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nahda Hareketi’nin Said’i aldığı kararlar nedeniyle kişi ve kurumları etkileyebilecek tüm ihlallerden sorumlu tuttuğunu belirtti.

Şuaybi, devlet kurumlarına Said’in aldığı kararları ve yanlış uygulamaları hayata geçirmemesi çağrısı yaptı.

Partilerin bazılarından destek, bir kısmından da itiraz geldi  

Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said’in Meclisin çalışmalarını dondurma ve başbakanı görevden alma kararlarına parlamentodaki partilerin bazılarından destek geldi, bir kısmından da “darbe suçlaması” yöneltildi.

Ülkede Meclisteki 218 sandalyeden 19’uyla temsil edilen Demokratik Akım Partisi Milletvekili Samiye Abbu, Cumhurbaşkanı’nın Meclisin çalışmalarını dondurma, başbakanı görevden alma ve yeni bir başbakan atama kararının, “anayasal ve tarihi” olduğunu savundu.

Buna karşın, Mecliste 18 milletvekili bulunan Onur Koalisyonu Yöneticisi ve Milletvekili Yusri ed-Dali, partisinin sosyal medya hesabından yayınladığı görüntülü mesajda, Cumhurbaşkanı’nın kararlarını “darbe” olarak nitelendirerek, halkı devrim ve özgürlükleri savunmaya çağırdı.

Kararlar karşısında ülkenin iç savaşa sürüklenmesi endişesini aktaran Dali, silahlı kuvvetlerden, “anayasayı, anayasal kurumları korumak ve demokrasinin sürdürülmesi için hareketsiz kalmasını” talep etti.

Dali, Cumhurbaşkanı’nın adımlarının anayasaya aykırı olduğunu belirterek, devletin tüm unsurlarını anayasaya uygun davranmaya davet etti.

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Merzuki: Yaşananlar bir darbe ve anayasa ihlalidir 

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in aldığı kararların “darbe” olduğunu söyledi.

Merzuki, sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabından yayımladığı görüntülü mesajında, Said’in dün gece geç saatlerde aldığı kararlara işaret ederek, “Bu gece yaşananlar bir darbe ve anayasa ihlalidir.” ifadesine yer verdi.

“Said, yemin ettiği anayasayı çiğnedi ve tüm yetkileri kendisine verdi ve kendisini yürütme organının başı (Başbakan) ve başyargıç olarak addetti” ifadesini kullanan Merzuki, darbe başarılı olursa ülkenin ekonomi ve sağlık açısından çok daha kötü bir duruma geleceği uyarısında bulundu.

Merzuki ayrıca Cumhurbaşkanı Said’i, “Tunus’un en büyük problemi” olarak nitelendirdi.

Öte yandan Merzuki, Al Arabi kanalına yaptığı açıklamada da Türkiye’de yaşanan darbe girişimine işaret ederek, Türk halkının bu girişimi başarısızlığa uğrattığını hatırlattı.

Merzuki, “Biz de Türk halkı gibi bu darbeyi başarısızlığa uğratabiliriz. Türk halkı çok daha büyük bir darbe girişimini başarısızlıkla sonuçlandırdı.” ifadesini kullandı.

Askerler giriş izni vermedi

Tunus parlamentosunda bulunan askerler, Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi ve beraberindeki bir grup milletvekilinin içeri girmesine izin vermedi.

Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi Lideri Gannuşi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Meclisin yetkilerini dondurma ve parlamento üyelerinin dokunulmazlıklarını askıya alma kararını duyurmasının ardından Meclis binasına geldi.

Yardımcısı ile diğer bir grup milletvekilinin eşliğinde Meclis kapısına gelen Gannuşi, kapıdaki askerlerden içeri girmelerine müsaade edilmesini istedi. Ancak Meclis kapısındaki askerler, Gannuşi ve beraberindeki milletvekillerine Cumhurbaşkanlığından aldıkları talimatlar dolayısıyla girişlerine izin veremeyeceklerini iletti.

Askerlerle burada kısa bir diyalog yaşayan Gannuşi, Meclise giriş yapmalarının engellenmesini kınadı ve tüm milletvekillerine sorumluluklarını yerine getirmeleri ve yetkilerini kullanmaları çağrısında bulundu.

Tunus halkının özgürlükleri elinden alınarak saldırıya maruz kaldığını söyleyen Gannuşi, “Tunus halkı tiranlık dönemlerine dönmeyi kabul etmeyecektir. Özgürlük tehlike altında olduğu müddetçe yaşamanın bir kıymeti yoktur.” dedi.

Gannuşi, askerlerce kapatılan Meclis binasının önünden Tunuslulara ve orduya Cumhurbaşkanı Said’in kararlarına karşı durma çağrısı yaptı.

Tunus’ta Nahda Hareketi, parti merkezlerine saldırı düzenleyen grupların bazılarının finanse edildiğini belirtti

Tunus’ta Nahda Hareketi yöneticilerinden Ali el-Arayyid, Nahda’nın parti merkezlerine saldırı düzenleyen grupların bazılarının finanse edildiğini ve siyasi taraflarca kullanıldığını, bazılarının ise Cumhurbaşkanı Kays Said’e yakın olduğunu belirtti.

Ülkenin eski başbakanlarından Arayyid, başkent Tunus’ta Nahda’nın düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, Nahda ve diğer parti merkezlerini hedef alan saldırılarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Arayyid, “Nahda’nın parti merkezlerine saldırı düzenleyen grupların bazıları finanse ediliyor ve birtakım siyasi taraflarca kullanılıyor, bazıları ise Cumhurbaşkanı Kays Said’e yakın. Bazılarının arkasında da ülkedeki bazı suç ortaklarıyla ilişkileri olan ve sürekli kışkırtan dış güçler var.” dedi.

Parti merkezlerine düzenlenen saldırılara karıştığı tespit edilen kişilere dava açılacağını ve şiddete başvurmadan sorunun hukuki yollardan çözüleceğini dile getiren Arayyid, Nahda’nın, devlet ve kurumlarına saygısından ötürü son derece sağduyulu davrandığını belirtti.

Libya’dan Tunus Cumhurbaşkanı Said’in kararlarına tepki 

Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said’in meclisin çalışmalarını dondurma ve başbakanı görevden alma kararlarına tepki gösterdi.

Mişri, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, “Seçilmiş organlara yönelik darbeleri ve demokratik yolların feshedilmesini reddediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Libya’da ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter’in yönetimi ele geçirmek için darbe girişiminde bulunmasını, “14 Şubat 2014 Hafter darbesi” ifadesiyle hatırlatan Mişri, Tunus’taki gelişmeyi bununla kıyaslayarak, “25 Temmuz 2021 Kays darbesi” nitelendirmesini yaptı.

Mişri, açıklamasının devamında, “Bu gece düne ne kadar benziyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Ülkede başta başkent Tunus olmak üzere hükümet ve muhalefet partilerine yönelik kitlesel protestolar gerçekleştirilmiş, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

Cumhurbaşkanı Said, yayınladığı görüntülü mesajında, “ülkenin içinden geçtiği olağanüstü koşulları” gerekçe göstererek Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi’yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

Söz konusu kararlardan sonra bir genelge yayınlanacağını ve kararların hemen yürürlüğe gireceğini aktaran Said, genelgeler biçiminde gerekli kararların duyurulmaya devam edeceğini söylemişti.

LGS yerleştirmelerinde öğrencilerin yüzde 93’ü tercih ettiği okullardan birine yerleşti

Milli Eğitim BakanlığıLiselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki birinci yerleştirme sonuçlarını, daha önce ilan edilen takvim uyarınca açıkladı.

Yerleştirme sonuçlarıyla beraber, sonuçlarla ilgili kapsamlı iki ayrı rapor da “http://www.meb.gov.tr/” internet adresinden ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Raporlarda, merkezi (sınavlı) ve yerel (sınavsız) yerleştirme süreci detaylı şekilde ele alındı.

Yürütücülüğünü Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı “Eğitim Analiz Değerlendirme” serisi kapsamındaki raporlara göre, birinci yerleştirme sonunda, tercih yapan öğrencilerin yüzde 93’ü tercihleri arasındaki okullardan birine yerleşti.

Sınavlı okulların yüzde 95’i doldu.

Sınavsız yerleştirmede öğrencilerin yüzde 92’si ilk üç tercihinden birisine yerleşti

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirine LGS yerleştirmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

LGS yerleştirmelerinde bir önceki yıla göre çoğu alanda iyileşme yaşandığını ifade eden Özer, “2020’de sınavsız yerel yerleştirmede öğrencilerin ilk üç tercihinden birisine yerleşme oranı yüzde 91,6’ydı, bu yıl oran yüzde 91,98’e yükseldi.” dedi.

Sınavsız yerleştirmede ikili eğitim yapacak yeni okul yok

Özer, 2021’de sınavsız yerel yerleştirmede tercih edilen okullarda kapasite artırımı için ikili eğitim seçeneğinin kullanılmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Birinci yerleştirme sonunda hiçbir lisede yeni bir ikili eğitim yapacak okul oluşturulmadı. Öğrencilerin yüzde 92’sinin ilk üç tercihlerinde yer alan bir liseye yerleşebilmeleri ve bu yüksek oranın hiçbir ikili eğitim olmadan yapılabilmesi MEB’in süreci ne kadar başarılı yürüttüğünü gösteriyor.”

Sınavsız yerleştirmede öğrencilerin yarıdan fazlası birinci tercihine yerleşti

Sınavsız yerleştirmede birinci tercihine yerleşen öğrenci oranının sınavsız yerleştirme performansı açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade eden Özer, şunları kaydetti:

“Sınavsız yerleştirmede, öğrencilerin birinci tercihine yerleşme oranı 2020 yılında yüzde 49,3 iken 2021 yılında yüzde 51’e yükseldi. Bir diğer ifadeyle, sınavsız yerleşen öğrencilerin yarısından fazlası birinci tercihlerindeki liselere yerleştiler. Öğrencilerin iki kez daha yerleştirmeye esas nakil hakları ve daha sonra il/ilçe komisyonları tarafından yerleştirme ve nakil hakkı olduğu da dikkate alındığında bu durum, öğrencilerin neredeyse tamamının sınavsız şekilde tercih ettikleri bir okula yerleştirilebileceklerini göstermektedir.”

Sınavsız yerleştirmede istenilen okul türlerine yerleşme oranları yükseldi

Sınavsız yerleştirmede öğrencilerin istedikleri okul türlerine yerleşme oranlarında da iyileşmeler sağlandığını ifade eden Özer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“2020’de Anadolu liselerine ilk üç tercihi arasında yer veren öğrencilerin yüzde 99’u bu okul türüne yerleştirilirken, 2021’de bu oran değişmedi. Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin yüzde 53’ünün ilk tercihini bu okul türünde yaptığı tespit edildi.

Geçen yıl ilk üç tercihi arasında Anadolu imam hatip lisesine yer veren öğrencilerden yüzde 87’si bu okullardan birine kayıt hakkı kazanırken bu yıl oran yüzde 88’e yükseldi.

Anadolu imam hatip lisesine yerleşmeye hak kazanan öğrencilerden yüzde 56’sının bu okul türüne ilk tercihinde yer verdiği belirlendi.

Bu kapsamda en büyük iyileşme mesleki eğitimde sağlandı. 2019’da mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin yüzde 79’u, geçen yıl ise yüzde 82’si ilk üç tercihlerinde bu okul türüne yer vermişti, bu yıl oran yüzde 83’e çıktı. Geçen yıl bu okul türü, bu okullara yerleşen öğrencilerden yüzde 43’ünün ilk tercihi olmuştu, bu yıl oran yüzde 46’ya yükseldi.”

Süreç sonunda herkes yerleştirilecek

İlk yerleştirmede yerleşemeyen veya yerleştikleri okulları değiştirmek isteyen öğrencilerin önlerindeki yeni seçenekleri içeren takvimin işlemeye devam ettiğini ifade eden Özer, şu bilgileri verdi:

“Bu kapsamda 26-30 Temmuz’da yerleştirmeye esas 1. nakil tercih dönemi olacak. Yerleştirmeye esas 1. nakil sonuçları 2 Ağustos’ta açıklanacak. Yerleştirmeye esas 2. nakil tercih başvuruları 2-6 Ağustos’ta yapılabilecek. Yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları 9 Ağustos’ta açıklanacak. Böylece merkezi olarak yürütülen ana yerleştirme süreci, 9 Ağustos 2021 tarihinde tamamlanmış olacak.

Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak ve 20 Ağustos 2021 tarihinde yerleştirme süreci tamamlanacak.”

Fransa’da Senato, tartışmalı Kovid-19’la mücadele yasa tasarısını değişikliklerle kabul etti

Fransa‘da çoğu sağcı partilerden oluşan Senato, bazı meslek gruplarına aşıyı zorunlu hale getirenyeni tip koronavirüs (Kovid-19) sağlık ruhsatının kapsamını genişleten yasa tasarısını, bazı değişiklikler yaparak oyladı.

Yasa tasarısı, 123’e karşı 199 oyla kabul edildi.

Senatoda kabul edilen tasarı metni, hastane ve bakımevi çalışanlarına yönelik Kovid-19 aşısı zorunluluğunu aynen korurken, genişletilen Kovid-19 sağlık ruhsatı uygulamasının kapsamını daraltıyor.

Ulusal Meclis’in kabul ettiği tasarıda, belli etkinlik ve mekanlara girişte, Kovid-19 aşısı olduğunu belgelemeyi, son 48 saatte yapılmış negatif PCR testi sonucu göstermeyi ya da son 6 ayda hastalığa yakalanıp iyileştiğini kanıtlamayı gerektiren ruhsat uygulaması, konser gibi geniş katılımlı etkinliklerin yanı sıra kafe, restoran, toplu taşıma ve 50 kişiden fazla kapasiteli kapalı mekanlar ile eğlence parklarında da zorunlu hale getirilmişti.

Senato ise tasarıya 18 yaşından küçüklerin Kovid-19 ruhsatı uygulamasından muaf tutulmasını, alışveriş merkezleri ile restoranların açık kısımlarında talep edilmemesini ekledi, ayrıca ruhsat uygulamasının genişletilmesinin yürürlüğe sokulmasını, sağlık alanında olağanüstü halin yeniden oluşmasına bağladı.

Tasarıya 16-17 yaşındaki gençlerin, ailelerinin izni olmadan aşı olmalarına olanak veren madde ekleyen Senato, ayrıca kamusal alanlarda Kovid-19 ruhsatı uygulamasının 30 Ağustos’tan 15 Eylül’e ertelenmesini, uygulama haddinin kapasite değil mekandaki kişi sayısına göre hesaplanmasını talep etti.

Senato, son olarak Kovid-19 hastalarına yönelik zorunlu karantina şartlarını gevşetti.

Parlamentoda senatör ve milletvekilleri bugün oluşturdukları karma komitede, ortak metin üzerinde anlaşmaya çalışacak.

Tartışmalı yasa tasarısı, “sağlık diktatörlüğü” olarak nitelendirilmiş, dün Fransa genelinde resmi verilere göre 160 binden fazla kişinin katıldığı gösterilerde protesto edilmişti.