Genel

TBMM Başkanı Şentop: Türkiye’nin yeni anayasa yapabileceğine inanıyorum

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın milletvekilleri ve TBMM’deki kadın personel ile kahvaltıda bir araya geldi. 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün, dün yaşanılan üzücü bir olayla karşılandığını dile getiren Şentop, “Şüphesiz bu konuda yapılan birçok şey var. Zaman içerisinde atılan pozitif adımlar var. Ama yapılması gereken daha çok şey olduğunu da dün yaşanan olayla görüyoruz. Bu sebeple 8 Mart’ın, kadına karşı şiddet bağlamı başta olmak üzere bu konuları yeniden tartışmamıza, daha fazla gündemimize almamıza vesile olacağını düşünüyorum.” diye konuştu. 

Şentop, 8 Mart 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınların grev yaptığını anımsatarak, daha sonra 8 Mart’ta bu olayın yıldönümü vesilesiyle 1908’de gerçekleşen tekstil işçisi kadınların New York’taki grevine işaret etti.

Bunların hangisinde yaşandığı tartışmalı olmakla beraber, kadın işçilerin fabrikaya kapatıldığını, kapının üstten kilitlendiğini ve çıkan yangında 129 kadın işçinin yanarak öldüğünü anlatan Şentop, 1910’da Kopenhag’da yapılan Uluslararası Kadınlar Konferansında Clara Zetkin’in önerisiyle, kadınlar günü olarak bir günün belirlenmesi kararı alındığını aktardı. 

Çeşitli ülkelerde 19 Mart’ta Kadınlar Günü programları düzenlendiğini belirten Şentop, 1921 yılında Moskova’da Clara Zetkin’in öncülüğünde Dünya Kadınlar Günü olarak 8 Mart’ın belirlendiğini söyledi.

TBMM Başkanı Şentop, 1920, 1921, 1923’e kadar birçok önemli tarihin yüzüncü yıl dönümünün anıldığına işaret ederek, Türkiye’de Kadınlar Günü’nün yapıldığı ilk tarihin de 1921 yılı olduğuna dikkati çekti. 

“Emekçi olmayan kadın yoktur”

Şentop, güncel yaşanan olaylara ve Kadınlar Günü’nün ortaya çıkışıyla bağlantılı olarak gerçekleşen hadiselere bakıldığında, 8 Mart’ın bir kutlama günü mü yoksa anma günü mü olması gerektiği konusunda birtakım tereddütlerin ortaya koyulabileceğini kaydetti.

İsmiyle ilgili olarak da “Emekçi Kadınlar Günü”, “Dünya Kadınlar Günü” tartışmasına dikkati çeken Şentop, “İlk çıkışı tabii ki işçi kadın hareketleriyle bağlantılı. Ancak sonuçta ’emekçi kadınlar günü’ demek de çok doğru olmayabilir çünkü bütün kadınlar emekçi. Sadece belli bir iş sözleşmesi bağlamında çalışanlar olarak değil ama emekçi olmayan kadın yoktur. Belki erkek vardır, emekçi olmayan ama emekçi olmayan kadın yoktur. Dünya Kadınlar Günü ifadesi aslında bunu da içeren bir ifade olarak doğru bir ifadedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de bu konuda mesafe alındığını kaydeden Şentop, ilk kadın hareketlerinin temel hedeflerinin, kadınlara seçme seçilme haklarının tanınması olduğunu söyledi. 

TBMM Başkanı Şentop, Türkiye’nin bu konuda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tasarruflarıyla öncü bir ülke olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Dün yaşanan olay da gösteriyor ki bu konuda yapılacak daha birçok şey var. Kadına karşı şiddet, sadece kadınların bir meselesi, sorunu değildir. Dün yaşanan olayda da bunu görüyoruz. Kadın, çocuğunun gözü önünde böyle bir muameleye, darba maruz kalıyor. Aynı zamanda bu, çocukların da bir meselesidir. Bu anlamda şiddet uygulayan erkek olmakla beraber, kadınların kardeşleri, babaları var, dolayısıyla erkeklerin de bir meselesidir. Toplumsal bir meseledir. Bu bağlam içerisinde gerek hukuki yönüyle gerekse de kültürel, ahlaki, toplumsal boyutlarıyla değerlendirmemiz, yeniden ele almamız, neler yapacağımıza dair birlikte karar vermemiz gerekir. Bu, günlük siyasetin olumlu, olumsuz kazanımları bağlamında ele alınabilecek bir konu da değildir. Bu konuda Türkiye’de 83 milyon olarak birlikte hareket etme, birlikte bilinçlenme hareketi içerisinde bulunma mecburiyetindeyiz.”

Şentop, sözü Meclis’te tek kadın kavas olan Lale Işıklar’a verdi

TBMM Başkanı Şentop, “Uzun yıllar TBMM’de bizi dinleyen Lale Işıklar Hanım’a sözü bırakıyorum. Hep dinledi, bugün o bize hitap edecek” diyerek, TBMM’de kavas olarak görevli Işıklar’ı kürsüye davet etti. 

Konuşmasına tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Işıklar da “Yeryüzündeki insan yaşamı, sadece erkeklerin varlığıyla değil, kadın ve erkekliğin ortaklığı, iş birliğiyle oluşur.” dedi. 

Kadınların maruz kaldığı şiddet olaylarına işaret eden Işıklar, “Kadın ve erkeğin toplum içindeki konumları, yapacakları yahut yapmayacakları işler, davranışlar, tamamıyla toplumsal yapı ve algılarla ilgilidir. Toplumsal yapı, kadın ve erkeğin hiyerarşik ilişkisi üzerinden değil, insani değerleri üzerinden kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Işıklar, FETÖ’nün hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’e geldiğinde, kendilerini “Gazi Kavaslar” olarak ilan etmesinin, unutamadığı bir anı olduğunu anlatarak, “Meclis çalışanı olarak bu unvanla anılmak bizleri çok duygulandırdı. Hali hazırda bu mesleğe sahip tek kadın olarak görevimi sürdürmekteyim.” diye konuştu. 

Kategoriler:Genel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s