İstanbul merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 28 gözaltı

İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) şifreli haberleşme programı ByLock‘u kullandıkları belirlenen 40 şüpheliden 28’i gözaltına alındı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, ByLock kullandığı belirlenen ve konuşma içerikleri çözümlenen 40 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin İstanbul merkezli 8 ilde 40 adrese düzenlediği eş zamanlı operasyonda şüphelilerden 28’i yakalandı. 

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, firari 12 zanlının da yakalanmasına çalışıldığı bildirildi.

İstanbul merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 28 gözaltı

İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) şifreli haberleşme programı ByLock‘u kullandıkları belirlenen 40 şüpheliden 28’i gözaltına alındı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, ByLock kullandığı belirlenen ve konuşma içerikleri çözümlenen 40 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin İstanbul merkezli 8 ilde 40 adrese düzenlediği eş zamanlı operasyonda şüphelilerden 28’i yakalandı. 

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, firari 12 zanlının da yakalanmasına çalışıldığı bildirildi.

TSK’dan Akdeniz’de ‘gövde gösterisi’

Türkiye’deki harekat merkezlerinden komuta edilen ve başarıyla tamamlanan eğitim ile uzak mesafe harekat görevlerinin kesintisiz icra edilmesinin denemesi de yapıldı.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıklarına bağlı unsurlar tarafından Akdeniz’de açık deniz eğitimi icra edildi.

Müşterek olarak planlanan eğitim, Türkiye’deki harekat merkezlerinden komuta edildi. 

Uzak mesafe harekat görevlerinin kesintisiz icra edilmesinin denemesi ve geliştirilmesinin amaçlandığı açık deniz eğitimine, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 17 uçak, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 8 fırkateyn ve korvet katıldı.

Faaliyete katılan uçaklar Eskişehir’de konuşlu Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM), 8 fırkateyn ve korvet ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat kontrolünde ve Kuzey Görev Grup Komutanlığı taktik komutasında görevlerini icra etti.

Açık deniz eğitimine katılan deniz unsurları, tatbikat öncesinde Akdeniz’in değişik bölgelerindeki yerlerini aldı. Türk kara sularından itibaren yaklaşık 2 bin kilometrelik rota boyunca gerçekleşen ve yaklaşık 8 saat süren görev kapsamında komuta kontrol usulleri denendi, havada yakıt ikmal, deniz-hava müşterek eğitimi ile hava ve deniz resmi aktarım eğitimleri gerçekleştirildi.

TBMM Başkanı Şentop: Dünya yalnızca ABD mahkemelerine saygı duymak mecburiyetinde değil

TBMM Başkanı Şentop, ABD makamlarının, mahkemenin Metin Topuz kararını eleştiren açıklamalarına ilişkin, “Dünya yalnızca ABD mahkemelerine saygı duymak mecburiyetinde değil. Türkiye’deki mahkemelere Amerikalılar da bizler de saygı duymalıyız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Toprağımızın bilgisini yine topraklarımız için kullanacağız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OktayCoğrafi Bilgi Sistemi Kurulunun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ilk toplantısında bir konuşma yaptı.

Toplantının hayırlı olması ve koronavirüs salgınının geride kalması temennisinde bulunan Oktay, salgınla mücadelenin sonuna kadar başarıyla süreceğini söyledi.

Milli teknoloji hamlesi ve “Dijital Türkiye Platformu”nda sağlanan başarıların yanına yeni bir atılım daha eklediklerini belirten Oktay, Covid-19 salgınının etkileriyle dijital teknolojilerin öneminin daha iyi anlaşıldığı bugünlerde Türkiye’yi yeni sürecin önde gelen aktörlerinden biri haline getirecek Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu için bugünün bir milat olduğunu dile getirdi.

“Coğrafi bilgi alt yapımızı bireysel kullanıma açarak günlük yaşamı herkes için kolaylaştıracak bir süreci başlatıyoruz. Toprağımızın bilgisini yine topraklarımız için, milletimiz için kullanacağız” ifadelerini kullanan Oktay, coğrafi bilginin uydu görüntüleri ile zenginleştirilmiş interaktif şehir haritalarını, parsel ve binalara ait verileri, tarım ve doğal kaynak potansiyelini, enerji kaynakları ve madenler gibi yer altı zenginliklerini, kısacası toprağı ve toprağın üzerindeki her türlü mekansal veriyi içerdiğini aktardı.

Oktay, coğrafi veri teknolojilerinin, kamu kurumlarının, özel sektörün ve bireylerin hayatlarını kolaylaştıran imkanlar sunacağına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bu imkanlardan yararlanarak vatandaşlarımız şehirlerimizde, mahallemizde hangi kamu yatırımının planlanmakta olduğunu veya yaşadığı haneye ilişkin sel, heyelan, deprem gibi afet riski olup olmadığını gerçek verilerle ve görsel ortamda anında izleyebilecek. Yani fiilen herhangi bir yağmur yağdığında hangi büyüklükte, ölçekte ise nasıl bir sel oluşturuyor olacağını, yapacağı yapıyı veya mevcut binasının bundan nasıl etkileyeceğini kendi gözüyle görüyor olabilecek.

Enerji, turizm ve sanayi gibi yatırım potansiyeline sahip bir yerde yaşayıp yaşamadığı gibi birçok sorunun cevabına ilişkin gerçek verilere erişim sağlayabileceğimiz bir sistem inşa ediyoruz. ‘Büyük Veri’ diyoruz ya şimdi… Türkiye olarak diyoruz ki ‘Biz burada da varız.’ Dijital dönüşümle ilgili başlattığımız hamlenin başka bir boyutunda, ‘Şimdi burada da varız’ diyoruz. Dünyadaki pastadan sadece pay almakla kalmayacağız, bu pastayı da büyüteceğiz. Israrla ‘Biz, burada da varız’ diyoruz. Sadece verinin toplanmasını da kastetmiyoruz, işlenmesini de kastediyoruz ve vatandaşımızın da hizmetine sunacağız inşallah.”

Tüm bu verilerin entegre bir şekilde toplanmasını, veri madenciliği gibi tekniklerle işlenmesi ve ilgili kurumların, özel sektörün, vatandaşların hizmetine sunulmasını sağlayacaklarını belirten Oktay, “Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu bizlere ayak bastığımız toprağın hangi tarım ürünü için elverişli bir yapıya sahip olduğundan tarihi özelliklerine, yeşil alan ve donatı ihtiyaçlarına kadar bilgiyi kolaylıkla takip etme imkanı verecek. Bunu adım adım birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

Platformun aynı zamanda insansız hava araçları başta olmak üzere savunma sanayi alanda yakalanan başarıyı da daha güçlendireceğinin altını çizen Oktay, diğer taraftan şehir içi ulaşım çözümleri ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi alanlarda da “akıllı şehirler için akıllı çözümler” sunacağını söyledi.

Oktay, bunun yerel yönetimler, şehirlerin planlanması, güzelleştirilmesi, altyapı ve üstyapı ile ilgili her türlü tasarım faaliyetleri için muhteşem bir platform olacağını dile getirerek, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu altyapısının, otonom araçların yönlendirilmesi, trafik ve otopark sorunlarının çözümü, denizlerin, kıyıların ve ormanların korunması gibi alanlarda da destek sağlayacağına işaret etti.

“Büyük Veri ekonomisinde Türkiye yerini alacak”

Fuat Oktay, 450 milyar liralık hacme ulaşan “Büyük Veri” ekonomisi ve endüstrisinde Türkiye’nin de yerini almış olacağını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın net bir şekilde “Kovid-19 salgınıyla mücadele sürerken, diğer taraftan da Türkiye’nin dünyadaki yarışta yerini alacağı adımların atılması” direktifi verdiğini aktardı.

Türkiye’nin, dünyadaki 450 milyar dolarlık pastayı hem büyüteceğini hem de bu pastadan pay alacağını ifade eden Oktay, şunları kaydetti:

“Bu senenin sonunda inşallah altyapı, ulaşım, insan sağlığı, çevre, enerji kaynakları, toprak, tarım ve meteoroloji gibi alanlarda, yani 32 farklı alanda kamu kurumlarımızca üretilen tamamı 32 temadan oluşan ülkemize ait tüm veriler ortak bir dil ve standarda kavuşmuş olacak. Bu şekilde ülkemize ait tüm coğrafi bilgiler bir noktadan sunulmuş olacaktır. Yürüttüğümüz ‘Dijital Türkiye, e-Devlet projemizi’ düşünün şimdi yeni bir alanda çok daha büyük veriye, çok daha büyük bir projeye ivme kazandırıyoruz. Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun sağlayacağı ‘konuma dayalı verinin etkin yönetimi’ bürokrasinin azaltılması, şeffaflık ile zaman ve maliyet tasarrufunu beraberinde getirecektir. Bu süreçte veri güvenliğine özellikle önem verdiğimizi vurgulamak isterim.”

Katkı sağlayanlara teşekkür

Milli coğrafi bilgi sistemi yazılımı Atlas’ı, yine milli siber güvenlik altyapısı ile zenginleştirerek koruyacaklarını ve Dijital Türkiye Platformu ile tam entegre hale getireceklerini belirten Oktay, “Böylece 83 milyon vatandaşımız, coğrafi bilgiyi günlük hayatında tek tıkla kullanır olacak. Büyük veriye, evinizde otururken gezebileceğiniz bir dünyaya, gerçek zamanlı simülasyonlara ve zaman tüneli verilerine başlayan yolculuğumuzun hayırlı olmasını dilerim.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, bugüne kadar hazırlanan eylem planlarının tamamlanmasında ve mevcut alt yapının oluşturulmasında emeği geçen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sitemleri Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü başta olmak üzere katkı sağlayan tüm bakanlıklara, kuruluşlara ve yerel yönetimlere teşekkürlerini sundu.

Gelecek süreci çalışma heyetleri ve eylem planları vasıtasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığının öncülüğünde, Kurulun etkin eşgüdüm ve sıkı denetimiyle yürüteceklerini vurgulayan Oktay, kurul çalışmalarının ve toplantının millet için hayırlı olmasını diledi.

Metin Topuz davasında karar

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisaklı eski polis müdürleri ve askerlerin yanı sıra firari eski savcı Zekeriya Öz’le irtibatı tespit edildiği iddiasıyla tutuklanan ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz, “silahlı terör örgütüne yardım” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde verilen aranın ardından yeniden başlayan duruşmada, karar okundu. 

Mahkeme heyeti, “Türkiye Cumhuriyet hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılanması istenen Metin Topuz’a yönelik bu suç isnadının, yargılama sürecinde “FETÖ’ye yardım” suçuna dönüştüğünü belirterek, Topuz’un, “silahlı terör örgütüne yardım” suçundan 8 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti.

Heyet, Metin Topuz hakkında, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından ise suç işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat hükmü kurdu. 

Topuz’un, tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Süreç

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yabancı uyruklu ve misyon görevlilerinin, FETÖ’nün 17-25 Aralık 2013’teki yargısal darbe teşebbüsü ile 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin davalarda yargılanan eski polis müdürleri, askerler ve firari eski savcı Zekeriya Öz ile irtibatlarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.

Bu çalışma sonucunda ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz, eski polis müdürleri ve eski savcı Öz ile irtibatının ortaya çıkması üzerine gözaltına alınmıştı.

Topuz, emniyetteki işlemlerinin ardından 4 Ekim 2018’de İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ”anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, ”devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve ”Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından tutuklanmıştı.

İddianamede Topuz’un, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve gizliliğin ihlali” suçlarından ise 20 yıldan 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyordu.

Mütalaadan

Mahkemeye 10 Mart 2020’de yapılan duruşmada sunulan mütalaada, Metin Topuz’un, “silahlı terör örgütü (FETÖ) üyeliği” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu. 

Sanık Topuz’un, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından ise beraatine karar verilmesi isteniyordu.

İstinaf ’17 Aralık kumpas’ davasında sanıklara veriler cezaları uygun buldu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, takipsizlikle sonuçlanan “17 Aralık soruşturması”nda kumpas kurup usulsüzlükler yaptıkları gerekçesiyle 61 sanık hakkında verilen hapis cezaları ile beraat hükümlerini yerinde buldu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 18 Mart 2019’da karara bağlanan “17 Aralık kumpas” davasına ilişkin yapılan istinaf başvurularını değerlendirerek incelemesini tamamladı. 

Ceza dairesinin dosya üzerinden yaptığı incelemenin ardından verdiği kararında, yerel mahkemece kurulan hükümde usul ve esasa ilişkin bir aykırılığın bulunmadığı belirtildi.

Bu kapsamda yerel mahkemece 61 sanık hakkında verilen hapis cezaları ile beraat hükümlerini hukuka uygun bulan ceza dairesi, kararını Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere aldı.

Eski emniyet müdürü 15 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıştı 

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi takipsizlikle sonuçlanan “17 Aralık soruşturması”nda kumpas kurup usulsüzlükler yaptıkları iddiasıyla Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı firari Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürleri ve ABD’deki Hakan Atilla davasında tanıklık yapan eski komiser Hüseyin Korkmaz’ın da aralarında bulunduğu 10’u tutuklu, 6’sı firari 67 sanığın yargılandığı davaya ilişkin kararını 18 Mart 2019’da açıklamıştı.

Mahkeme heyeti, eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı, Kazım Aksoy, Yasin Topçu ve Nazmi Ardıç’ın aralarında bulunduğu 15 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar vermişti.

Heyet sanıklar Yakup Saygılı, Kazım Aksoy, Yasin Topçu, İbrahim Şener ve Mehmet Akif Üner’i ayrıca, o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski bakanlar Mehmet Zafer Çağlayan ve Muammer Güler’e karşı “haberleşmenin gizliliğini ihlal etme” suçundan toplam 28 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Sanıklar Yakup Saygılı, Kazım Aksoy, Yasin Topçu, İbrahim Şener ve Mehmet Akif Üner’e, eski bakanlar Mehmet Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Egemen Bağış’a yönelik “özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçundan toplam 13 yıl hapis cezası veren heyet, bu sanıkların her birini toplam 41 yıl altışar ay hapse mahkum etmişti. 

Mahkeme heyeti, o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski bakanlar Zafer Çağlayan ve Muammer Güler’e karşı “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan sanıklar Arif İbiş’i 13 yıl, Mustafa Demirhan’ı 28 yıl 6 ay, İsmail Arpacı ve Mehmet Sait Sevinç’i 4 yıl altışar ay, Ömer Atalay ile Sefa Erdal’ı da 28 yıl altışar hapis cezasına çarptırmıştı.

Sanıklar Nazmi Ardıç, Ahmet Kalender, Ahmet Üzümcü, Ayhan Arıkanoğlu, Duran Denizci, Adem Atik’i eski bakan Erdoğan Bayraktar’a yönelik “haberleşmenin gizliliğini ihlal etme” suçundan 10 yıl ikişer ay hapse mahkum eden heyet, sanık Mutlu Acil’in “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 6 bin 509 lira adli para cezasına çarptırılmasını karara bağlamıştı.

24 sanık tüm suçlardan beraat etmişti

Mahkeme heyeti, sanıklar Ömer Atalay, Sefa Erdal, Turan Güler, Ulvi Şahin, Erdi Katırcı, İsmail Tekin, Gürkan Tok, Savaş Akyol, Tahsin Toparlak, Seyfullah Bucak, Osman Balcı, Muhammet Enes Koral, Murat Munzuroğlu, Mustafa Yaşar Öner, Emre Okur, Salih Mümin Baykuş, Mutlu Acil, Mesut Gök, Orhan Parlakyıldız, Osman Genç, Cengiz Cabbar ve Mehmet Toker’in “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetmişti.

Heyet, sanıklar Abdullah Altay, Ahmet Usta, Kamil Bilgiç, Murat Can, Volkan Demirdelen, Yalçın Aksoy, Yusuf Ayyıldız, Hakan Ürkmez, Murat Cebecioğlu, Fatih Yardım, Muhammet Murat Yaşar, Umut Eker, Kamil Murat Adanır, Zahide Sağlam, Ümit Kınık, Eren Gökhan, Burcu Masat, Samet Ordukaya, Onur Baltacı, Mehmet Emin Çağan, Aydın Güven, Erol Karaboyun, Hasan Serdar Koçyiğit ve Mehmet Yeşilkaya’nın tüm suçlardan beraatini kararlaştırmıştı. 

Firari 6 sanığın dosyası ayrılmıştı

Mahkeme heyeti, davanın sanıkları FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski emniyet müdürü Hamza Tosun, ABD’deki Hakan Atilla davasında tanıklık yapan eski komiser Hüseyin Korkmaz, eski polisler Alparslan Çalışkan, Sinan Sağyalavaç ve Hayri Akın’ın dosyalarının ise firari olmaları nedeniyle ayrılmasına hükmetmişti.

Bakan Soylu: Diyarbakır Dürümlü saldırısının faili turuncu kategorideki İzzet Yiğit etkisiz hale getirildi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyarbakır Dürümlü’de 16 vatandaşın hayatını kaybettiği saldırının faili turuncu kategorideki İzzet Yiğit’in etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakan Soylu resmi twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Diyarbakır Dürümlü Mezrası’nda 16 vatandaşımızı kaybettiğimiz, 36 evladın yetim kaldığı saldırının ve 18 Ağustos 2016’da Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü saldırısının faili turuncu kategorideki terörist İzzet Yiğit, kahramanlarımız tarafından etkisiz hale getirildi. Şehitlerimiz, rahat uyusunlar.”

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi’nin 2 maddesi daha kabul edildi

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydandayken; şüphelileri yakalamak, yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak, suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak, varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmekle görevli ve yetkili olacak.

Bekçiler, haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kişileri gördükleri takdirde yakalayacak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim edecek.

Çarşı ve mahalle bekçileri, zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak.

Maddelerin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş birleşime ara verdi.

Aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine Erdoğmuş, birleşimi bugün saat 14.00’de toplanmak üzere kapattı.

Nimetullah Erdoğmuş’un birleşimi kapatmasının ardından CHP ve MHP milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

41 ilin valisi değişti

Buna göre, 18 ile yeni vali ataması yapılırken, 23 ilin valisi yer değiştirdi. 17 ilin valisi mülkiye başmüfettişi olarak merkeze alınırken, Muğla Valisi Esengül Civelek ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandı.

Atama kararları ile Adıyaman Valisi Aykut Pekmez, Çankırı Valisi Hamdi Bilge Aktaş, Denizli Valisi Hasan Karahan, Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Kütahya Valisi Ömer Toraman, Manisa Valisi Ahmet Deniz, Mardin Valisi Mustafa Yaman, Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Samsun Valisi Osman Kaymak, Sinop Valisi Köksal Şakalar, Yozgat Valisi Kadir Çakır, Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, Aksaray Valisi Ali Mantı ve Karaman Valisi Fahri Meral mülkiye başmüfettişliğine atanarak merkeze alındı.

18 ile yeni vali atandı, 23 ilin valisi yer değiştirdi

Söz konusu atama kararlarına göre, Adana Valisi Mahmut Demirtaş Mardin Valiliğine, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz Zonguldak Valiliğine, Ağrı Valisi Süleyman Elban Adana Valiliğine, Amasya Valisi Osman Varol Ağrı Valiliğine, Antalya Valisi Münir Karaloğlu Diyarbakır Valiliğine, Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger İzmir Valiliğine, Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı Antalya Valiliğine, Burdur Valisi Hasan Şıldak Balıkesir Valiliğine, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı Muğla Valiliğine, Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım Sakarya Valiliğine, Erzincan Valisi Ali Arslantaş Burdur Valiliğine, İzmir Valisi Erol Ayyıldız Eskişehir Valiliğine, Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz Manisa Valiliğine, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy Aydın Valiliğine, Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan Konya Valiliğine, Nevşehir Valisi İlhami Aktaş Çanakkale Valiliğine, Ordu Valisi Seddar Yavuz Kocaeli Valiliğine, Siirt Valisi Ali Fuat Atik Denizli Valiliğine, Tunceli Valisi Tuncay Sonel Ordu Valiliğine, Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Amasya Valiliğine, Iğdır Valisi Enver Ünlü Giresun Valiliğine, Osmaniye Valisi Ömer Faruk Coşkun Kahramanmaraş Valiliğine, Düzce Valisi Zülkif Dağlı Samsun Valiliğine, Personel Genel Müdürü Gökmen Çiçek Afyonkarahisar Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Çuhadar Adıyaman Valiliğine, Göç İdaresi Genel Müdürü Abdullah Ayaz Çankırı Valiliğine, İller İdaresi Genel Müdürü Ali Çelik Kütahya Valiliğine, Altındağ Kaymakamı Erol Karaömeroğlu Sinop Valiliğine, Mamak Kaymakamı Ziya Polat Yozgat Valiliğine, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu Aksaray Valiliğine, Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Alpaslan Işık Karaman Valiliğine, Melikgazi Kaymakamı Erkaya Yırık Elazığ Valiliğine, Zeytinburnu Kaymakamı Mehmet Makas Erzincan Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Avni Çakır Kastamonu Valiliğine, Çatalca Kaymakamı İnci Sezer Becel Nevşehir Valiliğine, Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Osman Hacıbektaşoğlu Siirt Valiliğine, Tatvan Kaymakamı Mehmet Ali Özkan Tunceli Valiliğine, Burhaniye Kaymakamı Hüseyin Öner Ardahan Valiliğine, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Hüseyin Engin Sarıibrahim Iğdır Valiliğine, Tepebaşı Kaymakamı Erdinç Yılmaz Osmaniye Valiliğine ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Cevdet Atay Düzce Valiliğine atandı.

Merkez teşkilatına yapılan atamalar

İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatına yapılan atamalar ile İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Serdengeçti Personel Genel Müdürlüğüne, Mülkiye Başmüfettişi Turan Ergün Teftiş Kurulu Başkanlığına, Strateji Geliştirme Başkanı Hüseyin Kürşat Kırbıyık İller İdaresi Genel Müdürlüğüne, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Savaş Ünlü Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Şefik Aygöl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne, Mülkiye Müfettişi Mehmet Mut Strateji Geliştirme Başkanlığına, Silopi Kaymakamı Sezer Işıktaş Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığına ve Mülkiye Müfettişi Serdar Kartal ise Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına getirildi.